Konserve kapağını derhal deneyin! Resmen ölüme niçin oluyor…

Yaz mevsiminde tezgahları doldurulan renk renk meyve ve sebzeler bununla beraber hala daha bir çok mutfakla kışlık yiyecek olarak değişik yöntemlerle muhafaza edilebiliniyor. Çoğu zaman konserve, buzluğa atılma ya da turşu benzer biçimde uygulamaların tercih edilmiş olduğu meyve ve sebzeler verilen emeklerle hem sağlığa hem de bütçeye dost oluyor.
Bu gizleme şekillerinin iyi mi doğru hazırlanılacağına dair bilgilendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hilal Demirkesen Bıçak bununla beraber bilhassa konservede ortaya çıkabilecek ölüm riskine karşı da uyarıda bulunmuş oldu. Hilal Demirkesen Bıçak, “Konserve yapımı öncesi clostridium botulinum’ dediğimiz toprak kökenli bir bakteri var. Eğer bakteriyi hazırlık aşamasında elemine edemezsek tüketilmesi durumunda vakalar ölümle sonuçlanabiliyor” dedi. “Tüm hazırlıklarımızda püf noktalarımız var. Bundan dolayı doğru yapmadığımız takdirde besin zehirlenmelerine sebebiyet veren tehlikelerle karşı karşıyayız” diyerek öncelikli olarak konservelerin doğru hazırlanması için bilgilendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Hilal Demirkesen Bıçak sözlerine şöyleki devam etti: “Konservede doğru bir yöntem olarak sıcak dolum tercih edilmelidir. Malzemeleri öncelikli olarak steril hale getirmeliyiz. Ev ortamında bu sterilizasyonu kaynatarak yapabiliriz.
Çoğu zaman cam kavanozlar tercih edilir. Bu doğru bir yöntemdir. Cam kavanozlarımızı öncesinde kaynatalım, kapakları, paslanmamış, zedelenmemiş şekilde sağlam kapaklar tercih edelim. Sıcak dolum yaptıktan sonrasında doğrusu kaynar diyebileceğimiz sıcaklıklarda doğru pişirme işlemleri uyguladığımız ürünlere kavanozlara sıcak bir halde doldurup, sıkı bir halde kapatmış olalım, serin ve kuru bir yerde güneş ışığını direk almadan muhafaza edelim. Böylelikle konservelerin bir yıl kadar muhafazası uygundur.”
Her ne kadar doğru şekilleri tek tek uygulamış olsak da sıhhat açısından getireceği risklere karşı da dikkat edilmesi geren yerlerin altını çizen Hilal Demirkesen Bıçak, “Yalnız belirli periyodlarda kapakları denetim etmekte yarar var. Bilhassa tüketime sunmadan ilkin, kapakta bir şişme olup olmadığını denetim etmeliler. Kapakta herhangi bir şişme ya da dışa doğru bir bükülme var ise tüketime sunmamalıyız. Ya da açtığınızda kokusunda nahoş bir koku var ise, tadında istenmeyen bir bilhassa var ise gene tüketime uygun değil anlama gelir. Bizim konservelerde en oldukça dikkat etmemiz ihtiyaç duyulan mevzu aslına bakarsak botulizm. Clostridium botulinum dediğimiz toprak kökenli bir bakteri var.
Bu bakteri toprak ile temas eden sebzelerde organik olarak bulunuyor. Bu bakterinin konservelerde tat ve kokuda bozulma olmadan yada kapakta bombaj yapmadan da çoğalabileceği bilinmeli ve tüketici oldukça daha dikkatli olmalıdır. Fakat konserve yapımı öncesi bunu elemine edemezsek ölümle sonuçlanabiliyor. Bahsetmiş olduğumuz bakteriyi eğer ortamdan uzaklaştırmazsak, 1 yıl kadar yaşam vermiş olduğumuz konservemizde üreyerek artacaktır. Fazla sayıya ulaşan bakteri zehirlenmeye sebep olacaktır. Eğer yapım öncesi yada sonrasında bu bakteriyi elemine edemiyorsak vakalar ölümle sonuçlanabiliyor” dedi.Bu bakterinin konserve öncesinde bolca ve detaylı yıkama işlemi ve kafi pişirme ile uzaklaştırabileceğini söyleyen Demirkesen Bıçak gene de güvenli olabilmek için, “Sıcak dolum yapmış olup kapağını kapattıktan sonrasında tekrardan sıcak su dolu tencerelerde kaynatma işlemi tercih edilebilir” diye konuştu. Öteki bir yöntem ise konserveyi açtığımızda tüketmeden ilkin yeniden pişirme işlemi uygulamaktır. Demirkesen Bıçak ek olarak bozuk olan ürün tüketildiği takdirde karın ağrısı, mide bulantısı, ishal, kaslarda güçsüzlük benzer biçimde semptomları var ise en kısa zamanda sıhhat kuruluşuna gidilmesi icap ettiğini de hatırlattı.
Öteki bir yöntem olan ve Türk mutfağında da oldukça sık tüketilen turşular ile ilgili de Demirkesen Bıçak, “Turşu neredeyse her meyve ve sebzeden yapılabildiği için kışlık tüketiminde geniş bir yer tutuyor. Meyve sebzeler taze hareketleriyle vitamin, mineral lif bakımından oldukça varlıklı iken bunların turşuya işleniyor olması onların değerlerini daha da arttırmış oluyor. Turşu fermente bir besin. Fermantasyonu icra eden bakteriler bizim için yararlı bakteri olarak sınıflandırdığımız laktik asit bakterileri biyoaktif-peptid ve poliaminler üretiyorlar. Böylelikle başta bağışıklık sistemi olmak suretiyle genel metabolizma üstünde sıhhat durumumuzu iyi anlamda yükseltiyorlar” dedi.
Dondurma işleminin ise taze gıdaya oldukça yakın bir işlem bulunduğunu aktaran Demirkesen Bıçak, burada en dikkat edilmesi geren durumun buzluğa atılacak porsiyonların iyi ayarlanması bulunduğunu açıkladı. Demirkesen Bıçak, “Gıda kıymetini ve besin bütünlüğünü koruma açısından süratli dondurmayı tercih ediyoruz. Bunu da buzluğa kaldıracak olduğumuz ürünlerin miktarını küçülterek yapmalıyız. Şu demek oluyor ki porsiyonlara ya da gramlara ayırarak buzluğa koymalıyız ki süratli bir donma işlemi olsun.
Doğal olarak ki de gıdayı koyacak olduğunuz materyal de gıdaya uygun olması gerekiyor. Sebzelerin dondurma işlemi öncesinde ön haşlama ya da pişirme uygulamasını da öneriyorum. Enzimatik olarak gıdaların bozulmasına sebep olabilecek unsurların ortadan kalkması için bu tarz şeyleri in etken hale getirmeliyiz. O yüzden ısıl işlem görmeli. Mesela bezelyeleri birkaç dakika kaynar suda tutmalı sonrasında buzlu suda soğutup son olarak buzluk için hazır hale getirmeliyiz. Meyvelerde ise iyi bir yıkama işlemi ile bakterilerden arındırıp öyleki buzluğa koymalıyız ”diye konuştu.

Son Dakika Haberler